Türk çayı ihracatın kazancı 2021’in ilk ayında 1.6 milyon dolar

Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB), bölgesinde ürün ve ihracat verilerini görüşlerini de ekleyerek sık sık paylaşıp, kıyaslama yapılmasını sağlıyor. Bu ürünlerden biri de çay ihracatının rakamları. Çalışma şartları ve iklim hareketlerinden etkilenen üretim, dolayısı ile ihracat rakamlarına da yansıyor. DKİB verilerine göre, ülkeden ocak ayında 60 ülkeye 392 ton çay ihracatı gerçekleştirildi. Söz konusu ihracattan da 1 milyon 643 bin 128 dolar kazanç sağlandı. Belçika, Almanya ve İsrail en fazla çay dış satımı yapılan ülkeler oldu. Türkiye’den yılın ilk ayında Belçika’ya 809 bin 688 dolarlık, Almanya’ya 125 bin 440 dolarlık ve İsrail’e de 102 bin 293 dolarlık çay satıldı. Geçen yılın aynı döneminde ihracat yapılmayan İsrail, İsveç, Lübnan, Romanya, Uganda, Danimarka, Kuveyt, Cezayir, Japonya, Kırgızistan, Gabon, Moğolistan, Yeni Zelenda, Liberya, Bahreyn, Fas, Malezya, Gana, İspanya ve Mali’ye de bu dönem çay gönderildi. DKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, Türk çayı ihracatında 2020’nin güzel rakamlarla kapatıldığını ve 2021 yılı ihracatının da daha üst rakamlara ulaşacağından ümitli olduklarını söyledi. Bu kapsamda da yeni yıla çay ihracatının 1 milyon 600 bin doları aşkın gelirle başladığını vurgulayan Gürdoğan, “Her yıl çay ihracatımızın artması yanında ülke çeşitliliğinin de artmasıyla önümüzdeki dönemde ihracat potansiyelimizin daha da artacağına inanıyoruz.” dedi. Gürdoğan, çayın daha çok Avrupa ülkelerindeki Türk vatandaşlar tarafından tercih edilmesinden dolayı ihracatının da Avrupa ülkelerine yoğunlaştığını işaret ederek, Belçika’ya ihraç edilen çayın, burada lojistik olarak depolanarak tüm Avrupa ülkelerine dağıtıldığını kaydetti. İklim değişikliği hakkında da değerlendirmede bulunan Gürdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu yıl ülkemizde devam eden kuraklık ve yağış miktarının az olması tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi çay hasadını da olumsuz etkileme riski bulunuyor. Bu kapsamda da küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin yol açacağı risklere yönelik şimdiden önlem niteliğinde politikaların oluşturulması gerekiyor.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir