Taczade: İran’ın özellikle Suriye’deki politikalarına başından itibaren karşı çıktım

Eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi döneminde İçişleri Bakan Yardımcılığı görevinde bulunan, reformist kanadın önemli siyasetçilerinden Taczade, seçim çalışmaları, İran’daki siyasi yapı, askerin yönetime müdahalesi ve ülke liderinin yetkileriyle ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Halkın geride kalan 42 yılda bazı kazanımlar elde etse de sorunlarla karşı karşıya kaldığını ve reformların bir çözüm yolu olarak gündeme geldiğini dile getiren Taczade, “Cumhurbaşkanlığına reform bayrağını dalgalandırmak için aday oldum. Amacım yapısal, stratejik ve eylemsel reform bayrağını yükseltmek. Ülkedeki sorunların geneli bu üç meseleden kaynaklanıyor.” dedi.

Taczade, ülkede yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

“İslam Cumhuriyeti’nde hiçbir siyasi makam ömür boyu olmamalıdır. Yetkiler kısıtlı olmalı ve tüm makamlar halkın oylarıyla belirlenmelidir. Büyük bir baskı rejimine dönüşmesi mümkün olan tüm yetkilerin tek elde toplanması da önlenebilir. Meşrutiyet döneminde bu yanlışı tecrübe ettik, tekrar aynı tecrübeleri yaşamayacağımızı ümit ediyorum.”

– “Askerler siyasete, ekonomiye ve seçime müdahaleden men edilmelidir”

Ali Hamaney’in kendi yetkisindeki Anayasayı Koruyucular Konseyi, (AKK) Yargı Erki, devlet televizyonu, askeriye ve diğer kurumlara yaptığı atamaların tek bir siyasi cenahtan (muhafazakarlar) olduğunu aktaran Taczade, bunun yönetimde iki başlılığa yol açtığını ve atanmışların seçilmişlere karşı hareket etmesini beraberinde getirdiğini savundu.

Taczade, siyasi, bilimsel, teknolojik ve diğer alanlardaki kalkınmanın adil ve kalıcı olması için stratejik reformlara ihtiyaç olduğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“Radyo ve televizyon özel olmalıdır, basın özgürlüğü sağlanmalıdır, yargı makamlarının tarafsızlığı teminat altına alınmalıdır, askerler siyasete, ekonomiye ve seçime müdahaleden men edilmelidir. Bu şekilde medeni siyaset mümkün olabilecektir. Diplomasisi, ülkenin gelişmesi ve halkın refahı için olmalıdır. Ne yazık ki şu an askeri hedefler ülke stratejisini tayin ediyor. Ülkenin diplomasisi ve ekonomisi askerin hizmetindedir.”

Anayasayı Koruyucular Konseyini “dar görüşlü ve grupçu” olarak nitelendiren Taczade, adaylığı veto edilir ve 21 Şubat’taki Meclis seçimlerinde olduğu gibi “siyasi mühendislik ve seçime darbe” yapılırsa cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot edeceğini söyledi.

Taczade, İran’da rejimin yıkılmasından yana olanların “İslam Cumhuriyeti’nin ıslah olmayacağı” görüşünde olduğuna ve her türlü reform söylemine karşı çıktığına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Reformistlerin bir kesimi, bu ortamda yapısal söylemlerin dillendirilmesinin reformları zayıflatacağı görüşünde. Bu şekilde yetkilerin tekliğinin şiddetlenmesi ve ortamın daha güvenlikçi bir tavra teslim olmasından endişe ediyorlar. Ben tersini düşünüyorum ve yapısal reformlarla halkın daha fazla motive olacağını düşünüyorum. Rejim bu şekilde geri adım atmak, gerçek siyasete alan açmak zorunda kalacak.”

İran devriminin lideri Ruhullah Humeyni’nin ardından 1990’da hayata geçirilen adayların veto mekanizması nedeniyle halkın yönetimi kontrol etmesi yerine yönetimin halkı kontrol altına aldığını savunan Taczade, bunun İran devrimi ve kurucusunun söylemleriyle bağdaşmadığını ve lağvedilmesi gerektiğini dile getirdi.

Meclis seçimlerini boykot ettiğini ve seçimlere girmesinin onay makamını tasvip ettiği anlamına gelmediğini vurgulayan Taczade, “Adaylar arasında anlamlı rekabet olursa ülkenin askerin eline geçmemesi ve yönetimin tamamen tek bir kesimin eline geçmemesi için oy kullanırım. Cumhurbaşkanı Anayasayı eleştirirse normal bir vatandaştan daha fazla etkili olabilir ve değişmesi için rehberi (Hamaney) ikna edebilir. Humeyni döneminde Anayasa’yı düzenleme heyeti oluşturulmuştu, bu yine olabilir ve Anayasa referanduma sunulabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

– “İRAN’IN ÖZELLİKLE SURİYE’DEKİ POLİTİKALARINA BAŞINDAN İTİBAREN KARŞI ÇIKTIM”

Cumhurbaşkanı olması halinde yapısal meselelerle ilgili taslağı Meclis’e sunacağını ve bunu referanduma götürmek için mücadele edeceğini açıklayan Taczade, referandumun mevcut Anayasa’da yer aldığını söyledi.

Başörtüsünün zorunlu tutulmasına karşı olduğunu ve bu politikanın başarısız olduğunu ifade eden Taczade, “Rıza Şah döneminde başörtüsü takmak yasaklanmıştı ve bu başarısız oldu. Kadınları bu konuda özgür bırakmalıyız, isteyen takar, istemeyen takmaz. Başörtüsüne inanıyorum ancak zorunlu olmasına itiraz ediyorum.” diye konuştu.

İran’ın bölgesel politikalarına da karşı olduğunu belirten Taczade, sözlerini şöyle tamamladı:

“İran’ın özellikle Suriye’deki politikalarına başından itibaren karşı çıktım. Bölge ülkelerine yabancı güçlerin müdahalesi krizi ve faciayı artırmaktan başka bir sonuç doğurmuyor. Ülkeler sorunlarını kendi aralarında halletmelidir. Yabancı müdahalesi her ne şekilde olursa olsun sorunların derinleşmesini beraberinde getiriyor.”