2020’de 8 binden fazla çocuk, anne oldu! Prof. Dr. Bengi Semerci: ‘Cinsel istismar’ teşhisi koydu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 yılında ülkemizde gerçekleşen doğumlara ilişkin verileri paylaştı. En çarpıcı veri ise 18 yaş altı doğum sayıları oldu. İşte çarpıcı tablo, sayılar ve çocuk yaşta doğumların en çok görüldüğü iller…

TÜİK’in açıkladığı doğum istatistikleri Türkiye hakkında çarpıcı tabloları gözler önüne sererken çocuk yaşta anne olanların sayısı en dikkat çeken veri oldu. Türkiye’nin önemli bir sorunu olan ‘çocuk anneler’in 2020’deki toplam sayısı verilere göre 8 bin 271…

Yaş dağılımında ise durum şöyle: 15-17 yaş arasında 8 bin 154 doğum görülürken 15 yaşından küçük yaşta anne olanların sayısı ise 117 olarak açıklandı.

15 yaşından küçük doğumda İstanbul lider

Annenin 15 yaşından küçük olduğu doğumlarda İstanbul 11 doğum ile iller arasında ilk sırada yer alırken, 8 doğumla İstanbul’u Adana takip ediyor. Üçüncü sırada ise 7 doğumla Sakarya bulunuyor.

15-17 yaş arası doğumda Şanlıurfa’yı İstanbul izliyor

15-17 yaş arasında ise 798’le Şanlıurfa öne çıkmakta. 643’le İstanbul ikinci, 491 doğumla Gaziantep ise üçüncü sırada. 15 yaş altı 5 doğum gerçekleşen Şanlıurfa 803, 18 yaş altı doğumla ilk sırada.

Önemli psikolojik problemleri beraberine getirir

Çocuk-Genç ve Erişkin Psikiyatristi Prof. Dr. Bengi Semerci, TÜİK verileriyle ilgili Haber Global’in sorularını cevapladı. “Çocuk yaşta gebelik, fiziksel olarak ciddi sorunlara yola açarken, diğer yandan henüz kendi gelişimini tamamlamamış çocuk için bir bebek sahibi olmak ve sorumluluk almak, önemli psikolojik problemleri de beraberinde getirir” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Semerci şöyle diyor:

18 yaş altı doğum cinsel istismar demektir

“18 yaş altı her birey çocuktur ve bunların doğum yapmaları, ‘imam nikahı ile evlilik’ adı altında olsa bile evlendirilmeleri hem yasal değildir, hem de sakıncalıdır. 18 yaş altında doğum yapmak demek cinsel istismara uğramak demektir.”

2001’e 2 bin 730 olan 15 yaşından küçük annelik 2020’de 117

Bununla birlikte TÜİK, 20 yıllık verileri açıklarken sayılarda bir düşüş de gözlemleniyor. 15 yaşından küçük anne olanların sayısı 2001’de 2 bin 730, 2010’de 716, 2015’te ise 321 iken 2020’de bu sayı 117 olarak tespit edildi. Adölesan doğurganlık (15-19 yaş) hızının da binde 49’dan binde 15’e gerilediği görülüyor.

19 yaşından küçük annelikte Türkiye Avrupa’da 4. sırada

Ancak 2019 yılında adölesan doğurganlık hızı ortalamasının AB’de binde 9.0 olarak kayıtlara geçtiğini belirtmekte fayda var. 2019 tablosunda Türkiye, binde 17 ile Bulgaristan (39), Romanya (36) Slovakya (27) ve Macaristan’ı (21) takip etti.

Sayılar hala düşük değil…

“Sayılar hala düşük değil, aksine yüksek” diyen Prof. Dr. Semerci, “Azalma, 2005 yılından sonra başlamış. Demek ki değişen ceza kanunu ile tecavüzcü ile evlendirmenin yasalardan çıkarılması, çocuk istismarında artan cezalar, etkili olmuş. Kız çocuklarının okula gitme oranlarındaki artış, sivil toplum örgütü çalışmaları, konunun gündemde tutulması, çocuk yaşta evliliklerin çocuk istismarı olduğunun vurgulanması da etkili oluyor” diye konuşuyor.

Prof. Dr. Semerci ayrıca kanunda değişiklik yapılmasının gündeme getirilmesinin, çocuk yaşta evlilikleri normal gösteren siyasi söylemlerin, pandemiyle çocukların okul kontrolünden uzak kalması ve artan yoksulluğun hiç geçmemiş olan sorunun artması açısından risk taşıdığını da aktarıyor.

Ağrı, Muş, Şanlıurfa, Bitlis

Bir başka çarpıcı tablo da illere bakınca ortaya çıkıyor. İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il, 23.3 ile Ağrı olurken bu ili 23.6 yaş ile Muş, 24.2 yaş ile Şanlıurfa ve Bitlis izliyor.

“Anne olan çocuk olgunlaşmadığı için bebekle bağlanması sorunlu olmaktadır. Bebek gelişimi hakkında gerçekçi beklentileri olması zordur. Terbiye için cezalandırma yöntemini daha çok kullanırlar” diyen Prof. Dr. Semerci eğitime ve okulların önemine şöyle vurgu yapıyor:

Okula gidiyor olması bile çocukluk göstergesi…

“Sadece okula gidiyor olmak bile, kız çocuğunun bir ‘çocuk’ olduğunun görünürlüğünü sağlaması açısından önemlidir. Okulda edinilen deneyimler, çocukların sosyal bir çevre kurmalarına, bilgi ve beceri edinmelerine, istismar ve kötü muameleden korunmalarına ve kendileri için harekete geçmelerine yardımcı olur.

Çocuk yaşta anneye sahip olan çocukların duygu düzenleme becerileri daha kısıtlı olmakta, sözel işlevlerde daha fazla sorun yaşamakta, eğitime devamları az olmaktadır.”

Resmi evlilik dışı çocukta ilk sırada Şanlıurfa var

TÜİK aynı zamanda annenin yasal medeni durumuna göre de ilere göre bir sıralama yaptı. Hiç evlenmeden çocuk sahibi olan toplam 21 bin 886 annenin 3 bin 918’i Şanlıurfa’da yer aldı. Bu sayının ildeki tüm doğumlara oranı yüzde 6.61 iken Şanlıurfa’ya oran olarak yaklaşabilen iki il ise yüzde 3.94 ile Adana ve yüzde 3.91 ile Gaziantep oldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir